En yakın tarih 5 Haziran 2028.
Gezimiz toplam on beş gün sürüyor.
Gezi ücretimiz 5.190 $.
Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Himalayalar'ın ötesinde, dünyanın çatısında yer alan Tibet; yalnızca dağların değil, binlerce yıllık Budist geleneğin de evidir. Renkli dua bayraklarının rüzgârla dans ettiği geçitler, yak sürülerinin dolaştığı uçsuz bucaksız platolar ve sabahın ilk ışıklarıyla canlanan manastırlar bu yolculuğun ayrılmaz parçalarıdır.
Lhasa'nın görkemli saraylarından Amdo'nun sakin manastırlarına uzanan bu rota, Tibet'in yalnızca görünen yüzünü değil, yaşayan ruhunu keşfetmenizi sağlar. Modern dünyanın uzağında, zamanın farklı aktığı bu coğrafyada her gün yeni bir hikâye, her yol yeni bir manzara sunar.
Serüvenimizin Rotası
Lhasa, Yamdrok Gölü, Shigatse, Xining, Qinghai Gölü, Tongren, Xiahe, Gannan Platosu, Lanzhou
Gezi Katılım Ücreti
Serüvenimizin katılım ücreti 5.190 $ şeklindedir. Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Ücrete Neler Dâhil?
Uçak biletleri, konaklama, kahvaltı, rehberlik, seyahat sigortası, ülke içi ulaşım...
Seyahat Tarihleri
Bu gezi için tek tarih mevcuttur.
Ek kontenjan açılmayacaktır.
Kontenjan Bilgisi
Bu gezi için katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Kafilelerde ek kota açılmamaktadır.
Ücrete Dâhil Olmayanlar
Müze biletleri, diğer öğünler, şehir vergileri, alışveriş harcamaları, yurt dışı çıkış harcı...
Uçuş Şehirleri
Havalimanı bilgisi ayrıca verilecektir. Bağlantı uçuşlarınız için yardımcı oluyoruz.
Günlük Gezi Programı
Serüvenimizin günlük programını aşağıda inceleyebilirsiniz. Elbette program içeriğimiz buradaki detaylarla sınırlı değil. Size seyahat esnasında sunacağımız küçük sürprizler de olacak. Ek sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Serüvenin Öne Çıkanları
Laika Journeys, tüm seyahatleri en ince işçilikle tasarlar. Serüvenlerimiz, klişe noktaları hızlı hızlı gezip fotoğraflamaktan ibaret değildir. Tüm destinasyonlarda kaliteli ve unutulmaz bir deneyim sunmak önceliğimiz. Peki bu rotada neler var?
Tibet Budizmi

Göçebe Kültür

Himalayalar

Thangka Ustaları








Doğayı bir “aktivite alanı” olarak değil, yaşayan bir dünya olarak görüyoruz. Gittiğimiz her coğrafyada kendimize hep şu cümleyi hatırlatıyoruz: “Biz buranın sahibi değiliz, misafiriyiz.” Svalbard’da kutup ayılarının topraklarında yürürken de, Afrika savanlarında gün doğumunu izlerken de, Amazon ormanlarında sessizce ilerlerken de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü bazı yerler yalnızca güzel değildir; korunması gereken bir yaşamın parçasıdır. Bu yüzden gezilerimizde hayvanların kullanıldığı ücretli gösteriler, doğal yaşamı strese sokan aktiviteler, zincirlenmiş, zorla çalıştırılan veya turistik amaçla sömürülen hayvan deneyimleri yer almaz.
