En yakın tarih 4 Aralık 2027.
Gezimiz toplam on üç gün sürüyor.
Gezi ücretimiz 3.790 $.
Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Tayland, sadece tropik plajlardan ibaret değildir. Sisler içindeki dağ köyleri, milyonlarca yıllık yağmur ormanları, göller üzerinde yüzen evler ve denizden gökyüzüne yükselen kireçtaşı adaları bu ülkenin bambaşka bir yüzünü oluşturur.
Bu yolculuk, kalabalık tatil merkezlerinden uzaklaşıp Tayland'ın en doğal ve en etkileyici bölgelerine uzanıyor. Sabah göl üzerinde gün doğumunu izleyip, öğleden sonra ormanda yürüyüş yapacak; ertesi gün kano ile gizli lagünlere ulaşacak ve akşam yıldızların altında göl evlerinde konaklayacaksınız.
Bu, Tayland'ı yeniden keşfetmek isteyenler için tasarlanmış sıra dışı bir rota.
Serüvenimizin Rotası
Bangkok, Krabi, Phang Nga Körfezi, James Bond Adası, Chiang Mai, Koh Yao Noi, Chiang Dao, Chiang Rai
Gezi Katılım Ücreti
Serüvenimizin katılım ücreti 3.790 $ şeklindedir. Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Ücrete Neler Dâhil?
Uçak biletleri, konaklama, kahvaltı, rehberlik, seyahat sigortası, ülke içi ulaşım...
Seyahat Tarihleri
Bu gezi için tek tarih mevcuttur.
Ek kontenjan açılmayacaktır.
Kontenjan Bilgisi
Bu gezi için katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Kafilelerde ek kota açılmamaktadır.
Ücrete Dâhil Olmayanlar
Müze biletleri, diğer öğünler, şehir vergileri, alışveriş harcamaları, yurt dışı çıkış harcı...
Uçuş Şehirleri
Havalimanı bilgisi ayrıca verilecektir. Bağlantı uçuşlarınız için yardımcı oluyoruz.
Günlük Gezi Programı
Serüvenimizin günlük programını aşağıda inceleyebilirsiniz. Elbette program içeriğimiz buradaki detaylarla sınırlı değil. Size seyahat esnasında sunacağımız küçük sürprizler de olacak. Ek sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Serüvenin Öne Çıkanları
Laika Journeys, tüm seyahatleri en ince işçilikle tasarlar. Serüvenlerimiz, klişe noktaları hızlı hızlı gezip fotoğraflamaktan ibaret değildir. Tüm destinasyonlarda kaliteli ve unutulmaz bir deneyim sunmak önceliğimiz. Peki bu rotada neler var?

Tapınak Gezileri

Yağmur Ormanları

Gizli Koylarda Kano

Fil Bakımı








Doğayı bir “aktivite alanı” olarak değil, yaşayan bir dünya olarak görüyoruz. Gittiğimiz her coğrafyada kendimize hep şu cümleyi hatırlatıyoruz: “Biz buranın sahibi değiliz, misafiriyiz.” Svalbard’da kutup ayılarının topraklarında yürürken de, Afrika savanlarında gün doğumunu izlerken de, Amazon ormanlarında sessizce ilerlerken de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü bazı yerler yalnızca güzel değildir; korunması gereken bir yaşamın parçasıdır. Bu yüzden gezilerimizde hayvanların kullanıldığı ücretli gösteriler, doğal yaşamı strese sokan aktiviteler, zincirlenmiş, zorla çalıştırılan veya turistik amaçla sömürülen hayvan deneyimleri yer almaz.
