En yakın tarih 17 Temmuz 2028.
Gezimiz toplam on dört gün sürüyor.
Gezi ücretimiz 6.990 $.
Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Pasifik Okyanusu'nun batısında yer alan Papua Yeni Gine, dünyanın kültürel açıdan en zengin ülkelerinden biridir. Yaklaşık 800'den fazla dilin konuşulduğu bu coğrafya, sisler arasındaki yüksek dağ köyleri, tropik yağmur ormanları ve geleneklerini koruyan kabileleriyle gerçek bir keşif destinasyonudur.
Bu yolculukta yalnızca yeni bir ülke değil, bambaşka yaşam biçimleriyle tanışacak; Sepik Nehri boyunca oyma sanatını, Highlands bölgesinde kabile kültürünü ve Tufi'nin fiyort benzeri kıyılarını keşfedeceksiniz. Doğanın ve insan kültürünün iç içe geçtiği, unutulmayacak bir deneyim sizi bekliyor.
Serüvenimizin Rotası
Singapur, Port Moresby, Mount Hagen, Wahgi Vadisi, Wewak, Tufi, Sepik Nehri
Gezi Katılım Ücreti
Serüvenimizin katılım ücreti 6.990 $ şeklindedir. Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Ücrete Neler Dâhil?
Uçak biletleri, konaklama, kahvaltı, rehberlik, seyahat sigortası, ülke içi ulaşım...
Seyahat Tarihleri
Bu gezi için tek tarih mevcuttur.
Ek kontenjan açılmayacaktır.
Kontenjan Bilgisi
Bu gezi için katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Kafilelerde ek kota açılmamaktadır.
Ücrete Dâhil Olmayanlar
Müze biletleri, diğer öğünler, şehir vergileri, alışveriş harcamaları, yurt dışı çıkış harcı...
Uçuş Şehirleri
Havalimanı bilgisi ayrıca verilecektir. Bağlantı uçuşlarınız için yardımcı oluyoruz.
Günlük Gezi Programı
Serüvenimizin günlük programını aşağıda inceleyebilirsiniz. Elbette program içeriğimiz buradaki detaylarla sınırlı değil. Size seyahat esnasında sunacağımız küçük sürprizler de olacak. Ek sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Serüvenin Öne Çıkanları
Laika Journeys, tüm seyahatleri en ince işçilikle tasarlar. Serüvenlerimiz, klişe noktaları hızlı hızlı gezip fotoğraflamaktan ibaret değildir. Tüm destinasyonlarda kaliteli ve unutulmaz bir deneyim sunmak önceliğimiz. Peki bu rotada neler var?

Kabile Ziyaretleri

Cennet Kuşları

Mercan Resifleri

Ruh Evleri








Doğayı bir “aktivite alanı” olarak değil, yaşayan bir dünya olarak görüyoruz. Gittiğimiz her coğrafyada kendimize hep şu cümleyi hatırlatıyoruz: “Biz buranın sahibi değiliz, misafiriyiz.” Svalbard’da kutup ayılarının topraklarında yürürken de, Afrika savanlarında gün doğumunu izlerken de, Amazon ormanlarında sessizce ilerlerken de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü bazı yerler yalnızca güzel değildir; korunması gereken bir yaşamın parçasıdır. Bu yüzden gezilerimizde hayvanların kullanıldığı ücretli gösteriler, doğal yaşamı strese sokan aktiviteler, zincirlenmiş, zorla çalıştırılan veya turistik amaçla sömürülen hayvan deneyimleri yer almaz.
