En yakın tarih 17 Temmuz 2027.
Gezimiz toplam dokuz gün sürüyor.
Gezi ücretimiz 3.990 $.
Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Namibya, Afrika'nın en sıra dışı ülkelerinden biri. Milyonlarca yıldır rüzgârın şekillendirdiği kızıl kumullar, kurumuş akasya ağaçlarının oluşturduğu sürreal manzaralar, Atlantik kıyısındaki sisler arasında kaybolmuş gemi enkazları ve vahşi yaşamın hüküm sürdüğü geniş savanlar…
Bu yolculukta gün doğumunda Deadvlei'nin büyüleyici sessizliğini deneyimleyecek, Skeleton Coast'un dramatik kıyılarında keşfe çıkacak, Etosha Milli Parkı'nda Afrika'nın en etkileyici vahşi yaşamını gözlemleyecek ve Himba halkının geleneksel yaşam kültürünü yakından tanıyacaksınız.
Serüvenimizin Rotası
Windhoek, Namib Çölü, Sossusvlei, Deadvlei, Swakopmund, Skeleton Coast, Damaraland, Etosha Milli Parkı
Gezi Katılım Ücreti
Serüvenimizin katılım ücreti 3.990 $ şeklindedir. Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Ücrete Neler Dâhil?
Uçak biletleri, konaklama, kahvaltı, rehberlik, seyahat sigortası, ülke içi ulaşım...
Seyahat Tarihleri
Bu gezi için tek tarih mevcuttur.
Ek kontenjan açılmayacaktır.
Kontenjan Bilgisi
Bu gezi için katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Kafilelerde ek kota açılmamaktadır.
Ücrete Dâhil Olmayanlar
Müze biletleri, diğer öğünler, şehir vergileri, alışveriş harcamaları, yurt dışı çıkış harcı...
Uçuş Şehirleri
Havalimanı bilgisi ayrıca verilecektir. Bağlantı uçuşlarınız için yardımcı oluyoruz.
Günlük Gezi Programı
Serüvenimizin günlük programını aşağıda inceleyebilirsiniz. Elbette program içeriğimiz buradaki detaylarla sınırlı değil. Size seyahat esnasında sunacağımız küçük sürprizler de olacak. Ek sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Serüvenin Öne Çıkanları
Laika Journeys, tüm seyahatleri en ince işçilikle tasarlar. Serüvenlerimiz, klişe noktaları hızlı hızlı gezip fotoğraflamaktan ibaret değildir. Tüm destinasyonlarda kaliteli ve unutulmaz bir deneyim sunmak önceliğimiz. Peki bu rotada neler var?

Dünyanın En Eski Çölü

Himba Kültürü

Skeleton Coast

Büyük Beşli








Doğayı bir “aktivite alanı” olarak değil, yaşayan bir dünya olarak görüyoruz. Gittiğimiz her coğrafyada kendimize hep şu cümleyi hatırlatıyoruz: “Biz buranın sahibi değiliz, misafiriyiz.” Svalbard’da kutup ayılarının topraklarında yürürken de, Afrika savanlarında gün doğumunu izlerken de, Amazon ormanlarında sessizce ilerlerken de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü bazı yerler yalnızca güzel değildir; korunması gereken bir yaşamın parçasıdır. Bu yüzden gezilerimizde hayvanların kullanıldığı ücretli gösteriler, doğal yaşamı strese sokan aktiviteler, zincirlenmiş, zorla çalıştırılan veya turistik amaçla sömürülen hayvan deneyimleri yer almaz.
