En yakın tarih 12 Haziran 2027.
Gezimiz toplam on üç gün sürüyor.
Gezi ücretimiz 4.990 $.
Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Japonya'nın en az keşfedilen kuzey bölgelerinden, turkuaz denizi ve bembeyaz kumsallarıyla büyüleyen Okinawa'ya uzanan sıra dışı bir yolculuğa hazır olun. Bu tur, klasik Japonya rotalarının ötesine geçerek doğanın, kültürün, huzurun en saf hâlini sunuyor.
Kuzey Japonya'nın yemyeşil milli parkları, tarihi samuray kasabaları, volkanik gölleri ve otantik yaşam kültürünü deneyimlerken; turun ikinci bölümünde sizi Japonya'nın tropik yüzü Okinawa karşılıyor. Ryukyu Krallığı'nın izleri, mercan denizleri ve eşsiz ada atmosferiyle bu rota, tek seyahatte iki farklı Japonya demek.
Kalabalıklardan uzak, gerçek Japonya'yı keşfetmek isteyen gezginler için...
Serüvenimizin Rotası
Tokyo, Tohoku, Ginzan Onsen, Hokkaido, Sapporo, Otaru, Okinawa
Gezi Katılım Ücreti
Serüvenimizin katılım ücreti 4.990 $ şeklindedir. Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Ücrete Neler Dâhil?
Uçak biletleri, konaklama, kahvaltı, rehberlik, seyahat sigortası, ülke içi ulaşım...
Seyahat Tarihleri
Bu gezi için tek tarih mevcuttur.
Ek kontenjan açılmayacaktır.
Kontenjan Bilgisi
Bu gezi için katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Kafilelerde ek kota açılmamaktadır.
Ücrete Dâhil Olmayanlar
Müze biletleri, diğer öğünler, şehir vergileri, alışveriş harcamaları, yurt dışı çıkış harcı...
Uçuş Şehirleri
Havalimanı bilgisi ayrıca verilecektir. Bağlantı uçuşlarınız için yardımcı oluyoruz.
Günlük Gezi Programı
Serüvenimizin günlük programını aşağıda inceleyebilirsiniz. Elbette program içeriğimiz buradaki detaylarla sınırlı değil. Size seyahat esnasında sunacağımız küçük sürprizler de olacak. Ek sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Serüvenin Öne Çıkanları
Laika Journeys, tüm seyahatleri en ince işçilikle tasarlar. Serüvenlerimiz, klişe noktaları hızlı hızlı gezip fotoğraflamaktan ibaret değildir. Tüm destinasyonlarda kaliteli ve unutulmaz bir deneyim sunmak önceliğimiz. Peki bu rotada neler var?

Tapınak Gezileri

Samuray Kültürü

Okinawa Adası

Anime ve Manga








Doğayı bir “aktivite alanı” olarak değil, yaşayan bir dünya olarak görüyoruz. Gittiğimiz her coğrafyada kendimize hep şu cümleyi hatırlatıyoruz: “Biz buranın sahibi değiliz, misafiriyiz.” Svalbard’da kutup ayılarının topraklarında yürürken de, Afrika savanlarında gün doğumunu izlerken de, Amazon ormanlarında sessizce ilerlerken de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü bazı yerler yalnızca güzel değildir; korunması gereken bir yaşamın parçasıdır. Bu yüzden gezilerimizde hayvanların kullanıldığı ücretli gösteriler, doğal yaşamı strese sokan aktiviteler, zincirlenmiş, zorla çalıştırılan veya turistik amaçla sömürülen hayvan deneyimleri yer almaz.
