En yakın tarih 12 Şubat 2028.
Gezimiz toplam on üç gün sürüyor.
Gezi ücretimiz 5.090 $.
Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Karayipler'in iki farklı yüzünü tek bir yolculukta keşfetmeye hazır olun. Küba'nın nostaljik atmosferi, klasik Amerikan otomobilleri, renkli sokakları ve canlı müzik kültürü ile Dominik Cumhuriyeti'nin tropik yağmur ormanları, turkuaz koyları ve bembeyaz plajları bu rotada buluşuyor. Bu rotanın öyküsü çok farklı.
Bir gün Havana'nın taş sokaklarında salsa ezgileri eşliğinde dolaşırken, ertesi gün Karayip Denizi'nin en berrak sularında tekneyle adalar arasında yol alacak, kolonyal şehirlerden milli parklara uzanan unutulmaz bir keşif yaşayacaksınız.
Serüvenimizin Rotası
Havana, Viñales Vadisi, Cienfuegos, Trinidad, Santo Domingo, Los Haitises Milli Parkı, Samaná, Saona Adası
Gezi Katılım Ücreti
Serüvenimizin katılım ücreti 5.090 $ şeklindedir. Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Ücrete Neler Dâhil?
Uçak biletleri, konaklama, kahvaltı, rehberlik, seyahat sigortası, ülke içi ulaşım...
Seyahat Tarihleri
Bu gezi için tek tarih mevcuttur.
Ek kontenjan açılmayacaktır.
Kontenjan Bilgisi
Bu gezi için katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Kafilelerde ek kota açılmamaktadır.
Ücrete Dâhil Olmayanlar
Müze biletleri, diğer öğünler, şehir vergileri, alışveriş harcamaları, yurt dışı çıkış harcı...
Uçuş Şehirleri
Havalimanı bilgisi ayrıca verilecektir. Bağlantı uçuşlarınız için yardımcı oluyoruz.
Günlük Gezi Programı
Serüvenimizin günlük programını aşağıda inceleyebilirsiniz. Elbette program içeriğimiz buradaki detaylarla sınırlı değil. Size seyahat esnasında sunacağımız küçük sürprizler de olacak. Ek sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Serüvenin Öne Çıkanları
Laika Journeys, tüm seyahatleri en ince işçilikle tasarlar. Serüvenlerimiz, klişe noktaları hızlı hızlı gezip fotoğraflamaktan ibaret değildir. Tüm destinasyonlarda kaliteli ve unutulmaz bir deneyim sunmak önceliğimiz. Peki bu rotada neler var?

Karayipler

Klasik Arabalar

Kolonyal Şehirler

Puro Üretimi








Doğayı bir “aktivite alanı” olarak değil, yaşayan bir dünya olarak görüyoruz. Gittiğimiz her coğrafyada kendimize hep şu cümleyi hatırlatıyoruz: “Biz buranın sahibi değiliz, misafiriyiz.” Svalbard’da kutup ayılarının topraklarında yürürken de, Afrika savanlarında gün doğumunu izlerken de, Amazon ormanlarında sessizce ilerlerken de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü bazı yerler yalnızca güzel değildir; korunması gereken bir yaşamın parçasıdır. Bu yüzden gezilerimizde hayvanların kullanıldığı ücretli gösteriler, doğal yaşamı strese sokan aktiviteler, zincirlenmiş, zorla çalıştırılan veya turistik amaçla sömürülen hayvan deneyimleri yer almaz.
