En yakın tarih 19 Ağustos 2028.
Gezimiz toplam on üç gün sürüyor.
Gezi ücretimiz 4.790 $.
Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Kolombiya, son yıllarda Güney Amerika'nın en dikkat çekici keşif rotalarından biri hâline geldi. And Dağları'nın yeşil vadilerinden Karayip kıyılarındaki rengârenk sokaklara, sisler arasındaki kahve plantasyonlarından dünyanın en etkileyici doğal oluşumlarından biri olan Caño Cristales'e uzanan bu yolculuk, klasik şehir gezilerinin çok ötesinde bir deneyim...
Kolombiya'nın sıcak insanları, zengin kültürü, nefes kesen doğası ve UNESCO mirası şehirleriyle tanışırken her gün bambaşka bir coğrafyaya uyanacak, ülkenin yıllar içinde değişen yüzünü yakından keşfedeceksiniz.
Serüvenimizin Rotası
Bogotá, Salento, Cocora Vadisi, Medellín, Guatapé, La Macarena, Caño Cristales, Cartagena, Rosario Adaları
Gezi Katılım Ücreti
Serüvenimizin katılım ücreti 4.790 $ şeklindedir. Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Ücrete Neler Dâhil?
Uçak biletleri, konaklama, kahvaltı, rehberlik, seyahat sigortası, ülke içi ulaşım...
Seyahat Tarihleri
Bu gezi için tek tarih mevcuttur.
Ek kontenjan açılmayacaktır.
Kontenjan Bilgisi
Bu gezi için katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Kafilelerde ek kota açılmamaktadır.
Ücrete Dâhil Olmayanlar
Müze biletleri, diğer öğünler, şehir vergileri, alışveriş harcamaları, yurt dışı çıkış harcı...
Uçuş Şehirleri
Havalimanı bilgisi ayrıca verilecektir. Bağlantı uçuşlarınız için yardımcı oluyoruz.
Günlük Gezi Programı
Serüvenimizin günlük programını aşağıda inceleyebilirsiniz. Elbette program içeriğimiz buradaki detaylarla sınırlı değil. Size seyahat esnasında sunacağımız küçük sürprizler de olacak. Ek sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Serüvenin Öne Çıkanları
Laika Journeys, tüm seyahatleri en ince işçilikle tasarlar. Serüvenlerimiz, klişe noktaları hızlı hızlı gezip fotoğraflamaktan ibaret değildir. Tüm destinasyonlarda kaliteli ve unutulmaz bir deneyim sunmak önceliğimiz. Peki bu rotada neler var?

Caño Cristales

Cocora Vadisi

Cartagena

Kahve Üreticileri








Doğayı bir “aktivite alanı” olarak değil, yaşayan bir dünya olarak görüyoruz. Gittiğimiz her coğrafyada kendimize hep şu cümleyi hatırlatıyoruz: “Biz buranın sahibi değiliz, misafiriyiz.” Svalbard’da kutup ayılarının topraklarında yürürken de, Afrika savanlarında gün doğumunu izlerken de, Amazon ormanlarında sessizce ilerlerken de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü bazı yerler yalnızca güzel değildir; korunması gereken bir yaşamın parçasıdır. Bu yüzden gezilerimizde hayvanların kullanıldığı ücretli gösteriler, doğal yaşamı strese sokan aktiviteler, zincirlenmiş, zorla çalıştırılan veya turistik amaçla sömürülen hayvan deneyimleri yer almaz.
