En yakın tarih 6 Kasım 2027.
Gezimiz toplam on beş gün sürüyor.
Gezi ücretimiz 5.990 $.
Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Arjantin, yalnızca tango ve Buenos Aires'ten ibaret değildir. Güneyde kilometrelerce uzanan buzullar, kuzeyde gökkuşağı renklerine bürünen dağlar, And Dağları'nın eteklerindeki kolonyal kasabalar ve dünyanın en güçlü şelalelerinden biri olan Iguazú, bu ülkeyi Güney Amerika'nın en etkileyici keşif rotalarından biri hâline getirir.
Bu yolculukta, Patagonya'nın vahşi doğasından Andlar'ın yüksek platolarına, UNESCO mirası doğal alanlardan Güney Amerika'nın kültürel başkentlerinden Buenos Aires'e uzanan unutulmaz bir deneyim yaşayacaksınız. Hazır mısınız?
Serüvenimizin Rotası
Buenos Aires, El Calafate, Perito Moreno Buzulu, El Chaltén, Puerto Iguazú, Iguazú Şelaleleri, Salta, Purmamarca, Salinas Grandes, Quebrada de Humahuaca, Ushuaia
Gezi Katılım Ücreti
Serüvenimizin katılım ücreti 5.990 $ şeklindedir. Ekstra tur ücreti bulunmuyor.
Ücrete Neler Dâhil?
Uçak biletleri, konaklama, kahvaltı, rehberlik, seyahat sigortası, ülke içi ulaşım...
Seyahat Tarihleri
Bu gezi için tek tarih mevcuttur.
Ek kontenjan açılmayacaktır.
Kontenjan Bilgisi
Bu gezi için katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Kafilelerde ek kota açılmamaktadır.
Ücrete Dâhil Olmayanlar
Müze biletleri, diğer öğünler, şehir vergileri, alışveriş harcamaları, yurt dışı çıkış harcı...
Uçuş Şehirleri
Havalimanı bilgisi ayrıca verilecektir. Bağlantı uçuşlarınız için yardımcı oluyoruz.
Günlük Gezi Programı
Serüvenimizin günlük programını aşağıda inceleyebilirsiniz. Elbette program içeriğimiz buradaki detaylarla sınırlı değil. Size seyahat esnasında sunacağımız küçük sürprizler de olacak. Ek sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Serüvenin Öne Çıkanları
Laika Journeys, tüm seyahatleri en ince işçilikle tasarlar. Serüvenlerimiz, klişe noktaları hızlı hızlı gezip fotoğraflamaktan ibaret değildir. Tüm destinasyonlarda kaliteli ve unutulmaz bir deneyim sunmak önceliğimiz. Peki bu rotada neler var?

Patagonya

Dev Buzullar

Tango Gecesi

Iguazú Şelaleleri








Doğayı bir “aktivite alanı” olarak değil, yaşayan bir dünya olarak görüyoruz. Gittiğimiz her coğrafyada kendimize hep şu cümleyi hatırlatıyoruz: “Biz buranın sahibi değiliz, misafiriyiz.” Svalbard’da kutup ayılarının topraklarında yürürken de, Afrika savanlarında gün doğumunu izlerken de, Amazon ormanlarında sessizce ilerlerken de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü bazı yerler yalnızca güzel değildir; korunması gereken bir yaşamın parçasıdır. Bu yüzden gezilerimizde hayvanların kullanıldığı ücretli gösteriler, doğal yaşamı strese sokan aktiviteler, zincirlenmiş, zorla çalıştırılan veya turistik amaçla sömürülen hayvan deneyimleri yer almaz.
